5 Duyuda İstanbul: Haliç Atölyesi

Ekim, 2022 / İstanbul

İstanbul’un duyular aracılığıyla keşfedilmesi, deneyimlenmesi ve bu deneyimin çeşitli üretim metotları ile tartışılmasının amaçlandığı 5 Duyuda İstanbul: Haliç Atölyesi, Kent Ekimi (Urban October) kapsamında Marmara Belediyeler Birliği tarafından İstanbul Planlama Ajansı, Ankara Aks ve Kentsel Strateji iş birliğiyle düzenlendi. 

5 Duyuda İstanbul Atölyesi İstanbul’un duyular aracılığı ile keşfedilmesini, deneyimlenmesini ve bu deneyimlerin çeşitli üretim metotları ile açığa çıkarılması ve sergilenmesini amaçlayan atölye serisidir.

 

UNHabitat tarafından “Urban October” olarak kutlanan ve MBB olarak “Kent Ekimi” şeklinde çevrilen Ekim ayı boyunca kentleşme ekseninde ve “World Metropolitan Day” yapılacak çalışmalar kapsamında yer alan atölye, öncesinde yapılacak olan söyleşilerin ardından yapılmasıyla, gerek konu ile ilgili derinliğin sağlanması gerekse atölye ile ilgili zihinsel hazırlığın yapılmasını da sağlamaktadır.

 

Katılımcıların yaşadıkları kenti, gündelik hayat dışında tek bir duyuya odaklanarak deneyimlemesini sağlayan atölye, katılımcıların kent içerisinde görmedikleri, görmezden geldikleri ya da gözden kaçırdıklarını ortaya çıkararak farklı bir İstanbul perspektifi sunmaktadır.

00
01
02
03
04
05
06
07
08
090
10
11

30 yaş altı 24 gencin katılımıyla 18 Ekim’de çevrimiçi olarak Murat Germen, Çisel Karacebe ve Cansu Şekular tarafından gerçekleştirilen seminerlerle başlayan atölye görme, duyma, dokunma, işitme ve tatma üzerine 5 ayrı tematik grubun 25-26 Ekim 2022 tarihlerinde Haliç’te alan çalışması ve Marmara Belediyeler Birliğinde tartışmalarla başlayıp, 27-28 Ekim 2022 tarihlerinde ise İPA Kampüs’te üretim süreciyle tamamlandı.

Keyifli, keşif dolu ve heyecanlı bir 4 günün ardından her alt grubun kendine özgü çıktısı ve kurgusu oldu! 

  • Görme Atölyesi’nde katılımcılar, alan çalışması sırasında çekilen videolardan “Haliç’i nasıl görüyoruz?” sorusuna yanıt niteliğinde video kolaj çalışması hazırladı.

  • İşitme Atölyesi katılımcıları üretim günlerinde kendilerinin belirlediği bir kurgu üzerinden Haliç’te kaydettikleri 133 sesi bir araya getirerek çeşitli kolajlar oluşturdu ve bu seslerin hissettirdiklerini tanımladı.

  • Koku Atölyesi’nde “İstanbul bir koku olsaydı ne olurdu?” sorusundan yola çıkarak katılımcılar bir koku haritası oluşturdu ve Haliç’in kokularını çeşitli renklerle eşleştirdi.

  • Tat Atölyesi ekibi, İstanbul’un yemek kültürünün önemli bir parçası olan sokak lezzetlerini odağına alarak tadın değişen dinamiği ile tarihsel gelişimini inceledi. Grup, atölye sonunda alanın dünü, bugünü ve yarını için tat haritası çıkarttılar ve “Haliç’in yemek tarifini” verdi.

  • Dokunma Atölyesi kapsamında ise “İstanbul bir doku olsaydı dokunduğumuzda nasıl hissederdik?” sorgulaması üzerinden hareket edilen atölyede bir anlamda alanın dokusunu ortaya koyan bir maket ortaya çıkarıldı.